Unutmayacağız  

   

Facebook Sayfamız  

   

Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu  

   

CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMAMIZ

Değerli üyeler, değerli yurtseverler, sevgili Atatürkçüler,

Tehlikenin farkında mısınız?

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doksan üç yıl önce kurduğu ve gelecek kuşaklara emanet ettiği Cumhuriyet karşı devrimci gericiler tarafından yıkılıyor!

Bu Cumhuriyet nasıl kuruldu? Onun için ne bedeller ödendi, biliyor muyuz?

Bizden önceki kuşaklar ve bizler bu kutsal emanete gerektiği gibi sahip çıktık mı?

Karşı devrimciler onu yıkıp yerine emperyalizm kuklası bir islamo-faşist düzen kurduklarında başımıza neler geleceğini düşünebiliyor muyuz?

Akıl ve yurtseverlik bilincine sahip olan herkes için bu soruların yanıtları ortadadır.

Yapılması gereken, zaman yitirmeden bir Kemalist Cumhuriyetçi örgütlenmedir, kısa ve öz olarak söylemek gerekirse Atatürk’te Birleşmektir!

Atatürk’te birleşenler, ilerici yurtsever bir cephe oluşturacaklardır. Bu cephenin görevi, yetmiş yıla yaklaşan bir karşı devrim sürecinin sonunda Cumhuriyete son darbeyi vurmak için emperyal güçlerce sahneye çıkartılan RTE ve onun AKP’sine karşı savaşım olacaktır.

Türkiye’nin ilerici güçleri, küresel çete ve onun işbirlikçisi AKP’nin Cumhuriyetimizi yıkmasına ve ülkemizi karanlık orta çağ zihniyetiyle yönetilen bir vahabi kabile devletine çevirmelerine izin vermeyecektir.

Türkiye Cumhuriyeti bir çadır devleti değildir!

Bu karanlık ve bir o kadar da kritik süreçte, akıl, vicdan ve tarihi bilinç sahibi herkese görev düşmektedir!

Cumhuriyetimizi ve onun getirilerini sahiplenmek, korumak ve kollamak her zamankinden daha fazla önem arz etmektedir.

Avusturya-ADD önümüzdeki Cumhuriyet Bayramını bu bağlamda değerlendirmektedir. Bu nedenle, gerek 29 ekimdeki tiyatro etkinliğimiz, gerekse 30 ekim Pazar günü dernek lokalimiz Atatürk Kültür Merkezinde düzenleyeceğimiz “Cumhuriyet Bayramı Kutlamamız” yukarda değinilen bağlam ve içerikte olacaktır.

Tüm yurtseverleri, ayağa kalkmaya, taraf olmaya ve Cumhuriyeti, onun getirilerini sahiplenmeye çağırıyoruz.

Çünkü, Cumhuriyet yıkıcısı karşı devrimciler, “ya taraf olursun, ya da bertaraf!” diyorlar.

Yarın çok geç olabilir…

Cumhuriyet Bayramı kutlamalarımızda sizleri de aramızda görmek arzusu ve saygılarımızla.

Avusturya-ADD Yönetim Kurulu adına,

Op. Dr. Murat Yıldırım Barlan (Başkan)

Viyana, 11.10.2016

A-ADD DUYURUSU

Değerli üyeler, değerli yurtseverler, sevgili Atatürkçüler,

Dün Şemdinli’de alçakça yapılan bir terör saldırısında on askerimizi şehit verdik ve sekiz yurttaşımızı yitirdik. Bugünse Diyarbakır kırsalında teröristlerce askerlerimize yapılan hain bir saldırı sonucu bir askerimiz şehit düştü, beş askerimiz de yaralandı.

Şehitlerimize Tanrı’dan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyoruz. Yüce Türk Milletinin başı sağ olsun!

Devamını oku: A-ADD DUYURUSU

 

RTE ve Karşı Devrim

RTE fabrika ayarına geri dönmedi…

 

Temmuz 2015’ten 29 Eylül 2016’ya kadar RTE ve AKP şunları yaptı:

PKK’yle müzakereden vaz geçip mücadele etme kararı aldılar.

17-25 Aralıktan sonra Gülen Cemaatine(o zaman daha bunların FETÖ olduklarını anlayamamışlardı), 15 Temmuz darbe girişiminden beri de FETÖ’ye savaş açtılar.

Türk Silahlı Kuvvetlerini “ÖSO” dedikleri toplama eşkıya grubuyla Suriye’nin kuzeyine gönderip orada bir “Kürt Koridoru” oluşturulmasını engelleme kararı aldılar.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra ise, birden ulusalcılığı ve Atatürk’ü keşfeden RTE ve AKP, temelde doğru ve ülke yararına olan bu icraatlarına paralel olarak özellikle milliyetçi bir görünüm vermeye özen gösterdiler. Bunun için Atatürkçü ve Cumhuriyetçi olmuş gibi davrandılar.

Devamını oku: RTE ve Karşı Devrim

 

DERNEĞİMİZDEN DUYURU

Değerli üyeler, değerli dostlar, sevgili Atatürkçüler,

ADD Genel Merkezinin Genel Yönetim Kurulundan yurt dışı ADD’ler Koordinatörü Sayın Dr. Hakan Akbulut’un girişimiyle, başta yurt dışı ADD’ler olmak üzere yurt dışındaki tüm Atatürkçü dernekleri bir çatı altında toplamak, iş birliğini geliştirmek ve onların ADD Genel Merkeziyle iletişimlerini sağlamak amacıyla 18 Eylülde Dortmund-ADD’nin ev sahipliğiyle bir toplantı düzenlendi.

Derneğimizin Avusturya-ADD başkanı, Vorarlberg şubesi başkanı ve başkan yardımcı düzeyinde katıldığı bu toplantıda sadece yurt dışındaki ADD’leri değil, yurt dışında örgütlenmiş tüm Atatürkçü dernekleri bir araya getirmek amacıyla “Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu” adıyla bir yapılanmanın kararı alındı.

Aşağıdaki bağlantı üzerinden sonuç bildirgesine ulaşabileceğiniz bu platformun öncelikli hedefi yurt dışında etkin Atatürkçü dernekleri bir araya getirip, aralarındaki iş birliğini ve dayanışmayı güçlendirmek, böylelikle yaratılacak olan eşgüdümle daha güçlü ve etkili etkinlikler düzenlemek, karşılıklı tecrübe ve birikimlerden yararlanmak ve ADD Genel Merkeziyle iletişimi geliştirmek olacak.

Bizim Avusturya-ADD olarak bu toplantıda temsil görevini de üstlendiğimiz Makedonya Atatürkçüler Derneği de bu önemli platformun kurucu derneklerinden biri olarak yerini aldı. Derneğimizin Balkanlara olan coğrafi yakınlığı nedeniyle gelecekte Makedonyalı Atatürkçü kardeşlerimiz üzerinden Balkanlardaki(ve bölgemizdeki) diğer Atatürkçü dostlarımıza da ulaşacağız ve onlara da desteğimizi sunacağız.

“Birlikten güç doğar” şiarıyla yola çıkan bu platformun zaman içinde dünyanın her yanından katılımlarla daha da güçleneceğini ve gelecekte önemli ve etkili bir işlevi olacağını düşünüyoruz.

 

http://add.org.tr/ataturk-dusunce-dernekleri-dortmund-toplantisi-sonuc-bildirgesi/

 

 
   

 

Sevgili dostlar, 16 Eylül günü Tarık Akan gibi çok değerli bir sanatçımızı, yılmaz bir Atatürkçüyü ve dik duruşlu bir aydınımızı yitirmenin acısını yaşıyoruz.

Işıklar içinde yatsın, Türk Milletinin başı sağ olsun!

Derneğimiz bu çok değerli Atatürkçü sanatçımızı anmak amacıyla önümüzdeki Pazar günü Atatürk Kültür Merkezinde kahvaltı sonrasında saat 13’den itibaren sanatçımızın baş rolünü oynadığı “KANAL” filmini gösterecektir. Tüm yurtseverler davetlidir.

Saygıyla duyurulur.

Op.Dr. Murat Yıldırım Barlan

Avusturya-ADD Başkanı

 

HALK DUYUSU 30.08.16

AVUSTURYA ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİNDEN HALK DUYURUSU

30 Ağustos akşamı derneğimizin Atatürk Kültür Merkezinde düzenlediği “30 Ağustos Zafer Bayramı ve TSK Günü” kutlaması sonrası yapılan tartışmalarda genel olarak son aylarda, özellikle de on beş temmuz darbe girişimi sonrasında olan bitenle ilgili bazı üyelerimizde bir kafa karışıklığı olduğu, bazılarının ise tamamen yanlış görüşlere sahip olduğu ortaya çıkmıştır.

Derneğimiz, daha önce yapmış olduğu açıklamalarda ve duyurularda söz konusu konularla ilgili olarak görüşlerini açıkça dile getirmiş olmasına karşın, görülen lüzum üzerine ve tarihe not düşmek adına aşağıdaki açıklamayı yapma gereği duymuştur.

Tescilli Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları RTE ve onun AKP’sinin siyasi çıkarı için yıllarca PKK’yle kirli pazarlıklara girip, bu emperyalist kuklası canilere yıllarca destek verdikleri bilinen bir gerçektir.

Bunların, yakın zamanda değişen iç ve dış dinamiklerle ortaya çıkan konjunktürel nedenlerle PKK’yle silahlı mücadeleye girişmesi ülkemiz açısından doğrudur ve iyidir.

Ancak, biz bunun çıkar amaçlı bir siyasi manevra olduğunu biliriz ve buna “Vatan Savunması(!)” denmesini yanıltıcı buluruz. Çünkü yapılan doğru da olsa, bunu “Vatan Savunması” şeklinde nitelemek, RTE’yi ve onun AKP’sini aklamaya yarar!

Aynı şekilde, emperyalistlerin ikinci bir İsrail projesi olan “Basra’dan Akdeniz’e Kürt Koridoru” projesinin engellenmesi de ülkemiz açısından doğrudur ve iyidir.

Ancak, bunun başta Suriye olmak üzere bölge devletleriyle işbirliği yapılarak değil de, ABD’nin onayı ve desteği ile ve ÖSO denen kime ve neye hizmet ettikleri bilinmeyen toplama eşkıyalarla bu şekilde yapılmasını yanlış buluruz ve eleştiririz.

Bizim buradaki eleştirimiz, Türk yurdunun bütünlüğünün ve devletimizin bekasının tek dayanağı olan şanlı Türk ordusuna değil, onu yönlendiren siyasi iradeyedir. Bu bağlamda, bizi “Türk Askerine kurşun sıkmak” gibi haddini aşan basmakalıp söylemlerle suçlamaya kalkmak, eğer kasıtlı değilse izansızlık göstergesidir.

O zaman yapılanın yanlış olduğunu savunan, E. Numan Babüroğlu Paşa ve E. Türker Ertürk Paşa gibi birçok değerli yurtseveri de mi Türk Askerine kurşun sıkmakla suçlayacaksınız?

Ayrıca, biz Suriye operasyonunu, “AKP, Avrasya Cephesine geldi, emperyalizme sırtını dönmeye mecbur kaldı, antiemperyalist mücadele veriyor” şeklinde değerlendirilmesini de yanlış buluyoruz ve bunun sadece RTE’yi ve onun AKP’sini aklamaya yaradığını görüyoruz!

On beş temmuz darbe girişimine gelince:

Tabii ki, arkasında ABD-Kuklası FETÖ ve CİA olan bu darbenin engellenmiş olması ülkemiz açısından doğrudur ve iyidir.

Ancak, doğurduğu sonuçlara ve o zamandan bugüne dek yaşadığımız gelişmelere bakınca, “bundan en fazla kim(ler) kazançlı çıktı?” sorusuna bakmak gerekir(bkz. aşağıdaki Banu Avar yazısı ve Türker Ertürk TV-Programı).

Şimdi bu durumda, çıkıp da, sadece ve sadece “Feto’cu Amerikancı darbeciler yenildi”, “Demokrasi kazandı” derseniz, bu olayın sonuçlarını göz ardı ederek ve bu gelişmelerin ülkemizi nerelere götüreceğini hesap etmezseniz, hiç farkında olmadan alçakça bir oyunun parçası olursunuz.

Çetrefil, çok boyutlu siyasi olaylara tek yönlü bakmak her zaman oyun kurucuların işine yaramıştır.

Emperyalist işbirlikçisi RTE ve onun AKP’si, bize göre CİA tarafından erken (ve ölü) doğuma zorlanan bu darbe girişiminin kazananları olmuşlardır. Burada aldıkları güçle daha önce yapmaya cesaret edemeyecekleri her türlü kepazeliği kimsenin gıkı çıkmadan yapabilmektedirler.

On beş temmuz sonrasında, insanları şöyle bir ikileme zorladılar: “Ya darbeden yanasın, ya da AKP'den yanana”. Bu ikilem üzerinden istedikleri gibi at koşturma serbestisini elde etmişlerdir. Bunu da sonuna kadar kullanmaktadırlar!

Türk Silahlı Kuvvetlerinin KHK’lerle beş parçaya bölünüp tüm yapılanmasının darmadağın edilmesine bakınca, “On beş temmuz, Ordu Darbesi değil, Orduya Darbeydi” diyen Prof. Birgül Ayman Güler haksız mıdır?

Yıllardır, Türk Ordusunun pasifize edilmesini, bürokrasinin emrinden çıkmayan “demokratik(!)” bir ordu haline getirilmesini isteyen AB/D’nin istediğini yapan RTE mi Kemalist çizgiye gelmiştir?

Tüm bunlar yaşanırken, “RTE ve AKP Kemalist cepheye geldiler, bizimle aynı cephedeler”, “Sayın Cumhurbaşkanı şimdi gerçek bir Baş Komutan olmuştur” söylemleri tamamen yanlıştır, yanıltıcıdır ve RTE’yi ve onun AKP’sini aklamaya yarar!

Tüm bu söylemler, halkımızı yanıltır ve sorunun nedeni ve kaynağı olanların yanına iter.

Sorunun nedeni ve kaynağı olan RTE ve AKP ile bu çetrefil problemlere ve ülkemizin içine itildiği bu açmaza çözüm bulunabileceğini söylemek(ya da ima etmek) ise halkı aldatmaktır ve çok ağır bir suçtur!

Doğru olan ve bizim de savunduğumuz, RTE ve AKP’ye güzellemeler yazmak değil, aksine bunların Cumhuriyet yıkıcıları olduklarını devamlı anımsatmak(özellikle de, zaman zaman doğru olanı yapmak mecburiyetinde kaldıklarında) ve BİR KEMALİST CEPHENİN OLUŞTURULMASINA ODAKLANMAKTIR.

Bu Kemalist Cumhuriyetçi Cephenin ilk işi RTE ve onun AKP’sini yıkmak ve bunlardan hesap sormak olmalıdır!

Bu tescilli Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları için, “Vatan Savunması yapıyorlar”, “Kemalist çizgiye geldiler, burada bizimle buluştular”, “Antiemperyalist hatta savaşıyorlar” diyenler ise Kemalist Cumhuriyetçi Cephenin oluşturulmasını engelleyenlerdir.

Bu nedenle, lütfen aşağıda bağlantıları bulunan yazıları dikkatlice okuyunuz ve kendinizi nerede ve kimlerle konumlandıracağınızı çok iyi düşününüz, çünkü özgürlük, demokrasi ve tam bağımsızlık savaşımı bundan sonra çok daha zorlu olacak.

 

 

 

http://www.ilk-kursun.com/haber/267450/banu-avar/

 

http://www.turkererturk.com.tr/yanlis-adamlarla-ve-ittifaklarla-dogru-seyler-yapilamaz/

 

 

http://odatv.com/sorunun-kaynagi-cozumun-belirleyicisi-olamaz-2008161200.html

 


https://mehmetaliguller.com/

 

https://www.youtube.com/watch?v=K45lj8Xn-9I&feature=youtu.be

Saygıyla duyurulur.

Avusturya-ADD Yönetim Kurulu adına

Op.Dr. Murat Yıldırım Barlan (Başkan)

 
   
© 1995-2013 AVUSTURYA ADD