Unutmayacağız  

   

Facebook Sayfamız  

   

Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu  

   

Bahriye Üçok

 

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin ilk kadın öğretim üyesi, laik, demokratik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin yılmaz savunucusu ve 6 Ekim 1990 günü teröristlerce bombalı  suikast sonucu aramızdan ayrılan Prof. Dr. Bahriye Üçok'u ölümünün 27. yılında bir kez daha sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz.

Avusturya ADD Yönetim Kurulu

Atatürksüz TBMM Açılışı Olamaz

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DÜNYA PLATFORMU BASIN BİLDİRİSİ

Atatürksüz TBMM açılışı Olamaz!

 

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, TBMM'nin 26’ncı Yasama Dönemi’nin 2. Yasama Yılı’nın birinci birleşimini açış konuşmasında, “141 yıllık Meclis geleneğimiz var.” diyerek, Türk milletinin iradesini temsil eden Birinci Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk halkının egemenliğini ilân ettiği 23 Nisan 1920 tarihinin önemini kavrayamadığını açıkça göstermiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve ilk başkanı olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 97 yıllık bir geleneği vardır; 141 yıllık değil!..

Mondros Ateşkes Anlaşması'yla 1. Dünya Savaşı'ndan yenik ayrılan, ve Meclisi İtilaf Devletleri tarafından dağıtılmış olan Osmanlı Devleti’nin Mebusan Meclisi ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin aynı geleneğe bağlı kabul etmek, Cumhuriyetin ilanını kabul etmemektir.

 

Meclis Başkan Kahraman üstelik, açış konuşmasında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün adını anmamakla, bulunduğu makamın Türk milleti için ne derece önemli, saygıdeğer tarihi bir makam olduğunun bilincine varamadığını da ortaya koymuştur. TBMM Başkanı olarak, Türk milletinin değerlerini hiç yokmuş saymak, tarihi gerçekleri çarpıtarak ya da değiştirerek anlatmak, kasıtlı ve bilinçli olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusunun adını anmamak, Cumhuriyetimize ve milletimize yapılmış en büyük bir saygısızlıktır.

 

T.C Anayasası, "kutsal din duygularının, devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;” nı belirtir. Ama, Kahraman, açış konuşmasında "vekillerimiz tam bir cihat ruhuyla çalıştılar" diyerek, Müslüman âlemi için dini bir görev olan bir unsuru TBMM’nin değerlerine ve işlerine karıştırarak Anayasal bir suç da işlemiştir.

 

Biz, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerine ve ülkemizin bölünmez bütünlüğüne inanan Atatürkçüler, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşları kahramanı, Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük Devlet Adamı Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü anmayan, Atatürk ilke ve devrimlerini, evrensel gerçekleri inkar eden, Anayasa’ya aykırı davranan bir TBMM Başkanı’nın bu yüce koltukta oturmasını istemiyoruz!

 

Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu

Yönetim Kurulu

 

 

Lozan Barış Antlaşması’nın 94’üncü yıldönümü kutlu olsun

Değerli Üyeler, Değerli Atatürkçüler,

Kurtuluş savaşı ile ağır bedeller ödeyerek elde edilen başarılara ekonomik, siyasi ve hukuki alanda da zafer ekleyen Lozan Barış Antlaşması’nın 94’üncü yıldönümü kutlu olsun.

24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile Türk milletinin bağımsızlığını yok eden Mondros ve Sevr Antlaşmaları geçersiz sayılmış, Türkiye Cumhuriyeti’nin Misak-i Milli sınırları çizilmiş olup dünya da ilk kez emperyalizme karşı kazanılan bağımsızlık savaşı sonucu  ülkemiz ekonomik ve askeri özgürlüğünü kazanmıştır. Lozan Barış Antlaşması sadece ükemizin tapusu olmakla kalmayıp emperyalizme atılan ilk tokattır.

Günümüzün iktidar sahipleri daha kısa zaman önce „1920'de bize Sevr'i gösterdiler, 1923'te Lozan'a bizi razı ettiler. Birileri de Lozan'ı 'zafer' diye yutturmaya çalıştı. Her şey ortada. “şeklinde açıklamalar yaparak büyük bir bürokrasi başarısı olan Lozan Barış Antlaşması’nı bir başarısızlık olarak göstermeye çalışarak bir kez daha Laik, Demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ne olan kinlerini kusmuşlardır. Ama ilginçtir ki geçen yıl yayınlanan resmi Lozan Barış Antlaşması 93. yıldönümü mesajında “Lozan’ın içeriği ve Cumhuriyetin ilkeleri bugün daha iyi anlaşılıyor” diyerek bir kez daha durum ve zamana göre farklı söylemler de bulunarak tabiri caiz ise nasıl yan çizdiklerini görerek yaşıyoruz. Milliyetçilik maskesi altında islami faşizmin adımları atılmakta ve Laik, Demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin altı oyulmaktadır. Ancak büyük Türk milleti büyük bir azim ve kararlılıkla bu zorluklarında üstesinden gelecektir.

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Büyük bir suikastin çöküşünü anlatan bir belge” olarak tanımladığı antlaşmanın kahramanı Lozan fatihi İsmet İnönü ile Kurtuluş Savaşının aziz kahramanları ve onların komutanı ulu önderimizi saygıyla anıyoruz.

Avusturya ADD Yönetim Kurulu adına

Yusuf Genç (Başkan)

 

Kıbrıs Barış Harekatı

 

Değerli Üyeler, Değerli Atatürkcüler,

bundan tam 43 yıl önce 20 Temmuz 1974 yılında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekatı adada yaşayan Türk halkının güvenliğini sağlamış, kanlı Enosis tezini uygulamak isteyen Rumların planlarını suya düşürmüştür. Diğer garantör devletlerin görevlerini yerine getirmemesi üzerine ABD ve diğer NATO ülkelerini karşısına alarak Türkiye Cumhuriyeti garantör devlet hakkını kullanmış ve Kıbrıs adasına çıkarma yaparak soydaşlarımızın hayatlarını güvence altına almıştır.

Gerçekleştirilen askeri harekatta ve çok daha önce Türk Mükavemet Teşkilatı‘nda soydaşlarımızı korumak için canlarını kaybeden askerlerimizi ve soydaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.

Kıbrıs adası, Jeopolitik önemi dolayısıyla tüm tarih boyunca her zaman egemen güçler tarafından kontrol altına alınmak istenmiştir. 1570 yılında Osmanlılar tarafından ilk defa kuşatılan Kıbrıs adasının konumu sebebiyle günümüzde Türkiye Cumhuriyeti içinde hayati önem taşımakta, Akdeniz’den gelebilecek her türlü tehdite karşı askeri önem taşımaktadır. Bu bağlamda Kıbrıs’ın geleceği ülkemizinde gelecegi ile doğru orantılıdır.

Maalesef ülkemizi yönetmekte olan AKP iktidarı Kıbrıs’ı her zaman bir yük olarak görmüş, askeri ve stratejik önemini anlayamamıştır. Rahmetli KKTC kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş dışlanmış ve baskı altında bırakılmış ve böylece emperyalistlere tavizler verilerek Kıbrıs adası elden çıkarılmak istenmiştir. Annan Planı referandumu sırasında Kıbrıslı Türkler kandırılarak „Yes be Annem“ sloganı ile evet oylarının yüksek oranda çıkması sağlanmış ama Kıbrıs Rum kesiminin uzlasmaş tutumu sayesinde Kıbrıslı Türklerin bir çok hakkının ve Türkiye’nin güvenliğinin yok olması felaketi gerçekleşmemiştir.

Emperyalistlerin baskısı sonucu Kıbrıs’ın elden çıkarılması Türkiye Cumhuriyeti’nin de büyük bir güvenlik zaafı yaşamasına sebep olacaktır. Bu sebeple, bugün Kıbrıs’ı veren yarın Türkiye’yi verir.

Saygılarımızla

Avusturya ADD Yönetim Kurulu adına

Yusuf Genç (Başkan)

 

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı

Değerli Üyeler, Değerli Atatürkçüler,

 

Anadolu’nun bağrında Milli mücadelenin ateşini yakmak için ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıktığı tarih olan 19 Mayıs 1919 Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolun başlangıç noktasıdır. Bu yıl 98. yıldönümü olan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

1919 - 1922 yılları arasında yokluklar içinde ama olağanüstü bir gayretle verilen ve sonunda başarıya ulasan milli mücadelemizde hayatlarını kaybeden tüm şehitlerimizi, gazilerimizi ve Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı ve minnetle anıyoruz.

Almanya ve Avusturya’da gerçekleştirilen 19 Mayıs Konferansları kapsamında 21 Mayıs 2017 Pazar günü saat 18:00’de gerçekleştireceğimiz Sinan Meydan Konferansını siz değerli üyelerimize ve dostlarımıza bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Mustafa Kemal Atatürk ve Türk tarihi konusunda sayısız çalışmaları ve kitapları bulunan sayın Meydan’ın bu anlamlı konferansını kaçırmamanızı öneriyoruz.

Konferansın sonunda sayın Meydan kitaplarini sizler için imzalayacaktır.

Saygılarımızla

Avusturya ADD Yönetim Kurulu adına

Yusuf Genç (Bşk)  

 
   
© 1995-2013 AVUSTURYA ADD