Apr 05

103 Emekli Amiralin Montrö Bildirisi

Değerli Üyeler, Değerli Atatürkçüler,

103 emekli amiralin kaleme almış oldukları bildiri üzerinden yine AKP hükümetinin mağduriyet politikasını izlemekteyiz. 19 yıl boyunca iktidarda olan AKP hükümeti, Cumhuriyet tarihi boyunca halkımızın dişinden, etinden biriktirerek hayata geçirdiği tüm kazanımları yabancılara peşkeş çektiği yetmezmiş gibi, ülkemizin bütünlüğü için hayati önem taşıyan Atatürk İlke ve İnkilapları hedef alınarak ülkemiz bir İslam Devleti’ne dönüştürülmek istenmektedir.

Bu hedefe ulaşmak için yapılan eylemler artık o kadar hayasızca gerçekleştirilmektedir ki, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu Diyanet İşleri‘nin başkanlığındaki şahıs bu ülkenin kurucusuna hakaretler etmekte, Ayasofya camisinin imamı olacak olan hayasız ise alenen ‘’Şeriat kanunları tekrar hayata geçirilmelidir’’ şeklinde açıklamalarda bulunabilmektedir.

Son günlerde gündemden düşmeyen ve ülkemizin tapu senedi Lozan Antlaşması’nın adeta devamı niteliğindeki ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük askeri ve diplomatik dehası sonucunda tek kurşun atılmadan, jeopolitik önemi çok yüksek boğazlarımızın tüm hakimiyetini bize kazandıran Montrö antlaşması için, TBMM Başkanlık koltuğunda oturan şahsın „Cumhurbaşkanı Montrö’den de, diğer uluslararası antlaşmalardan da çekilebilir“ şeklinde açıklamalarına şahit oluyoruz.

İşte bu açıklama üzerine emekli amiraller, yayınlamış oldukları bildiri ile Montrö antlaşmasının hukuki ve siyasi önemine atıfta bulunulmuş, ülkemizin geleceği için ne denli hayati bir rolü olduğunu anlatmak istemişlerdir. Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi tüm bu emekli amirallerde anayasanın kendilerine vermiş olduğu haklarını kullanarak fikirlerini ve düşüncelerini Türk kamuoyu ile paylaşmışlardır. Tüm hayatlarını ülkemizin eğemenliği için ailelerinden ve sevdiklerinden uzakta Mavi Vatan’da geçirmiş olan bu kahraman askerlerimiz, kendilerinin uzmanlık alanı olan bu konuda böyle bir bildiri yayınlamasından daha normal ne olabilir? Yayınlamış oldukları bildiri asla ve asla suç teşkil etmemektedir. Aksine vatana ihanet suçu işleyenleri veya buna yeltenenleri uyarmayı hedeflemektedir. Bildiriyi imzalayan amirallerin içinde 15 Temmuz FETÖ kalkışmasında halkının yanında olup, onunla birlikte sokaklara inenler mevcuttur. Eğer darbe istekleri olsaydı o zaman halkımızla birlikte darbecilere karşı savaşmazlardı.

Yayınlanan bildiri üzerine paniğe kapılan ve her zaman paniğe kapıldıklarında darbe, vesayet söylemleri ile mağduriyet politikası yürüten AKP hükümeti, bildiriye imza atan 10 emekli amirali gözaltına aldırdı. Alınan son haberlere göre kendileri Perşembe gününe kadar gözaltında tutulup, sonrasında mahkemeye çıkarılacaklardır.

Buradan tüm sorumlulara sesleniyoruz. Boğazlarımıza, ülkemizin birlik ve beraberliğine sahip çıkan tüm amirallerimizin yanındayız. Gözaltı işlemleri ve soruşturmalar derhal durdurulmalı ve amirallerimiz serbest bırakılmalıdır.

Montrö Antlaşması, tıpkı Lozan Antlaşması gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedidir. Hiç bir şekilde tartışmaya açılamaz. Buna asla izin vermeyeceğiz.

Avusturya ADD Yönetim Kurulu adına

Yusuf Genç (Bşk)

Mrz 21

Pandemi’de Şiirle Dayanmak

21 Mart Dünya Şiir Günü dolayısıyla düzenlediğimiz Zoom Konferansı’nın kaydına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Mrz 17

ANDIMIZ

Değerli Üyeler, Değerli Atatürkçüler,

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 12 Mart 2021 tarihli kararına göre bundan sonra okullarda „öğrenci andı“okunmayacak ve devlet madalyalarında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kabartması olmayacak. Türkiye Cumhuriyeti topraklarındaki okullarımızda TÜRKÜM,DOĞRUYUM,ÇALIŞKANIM demek yasaklanarak laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nde karşı devrim gerçekleştirilmek istenmektedir.

Ülkemizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün „Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir“ sözleri ile Türklüğün tanımı gayet açık ve nettir. Türkiye Cumhuriyeti’ni oluşturan ve değisik etnik kökenlere sahip her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Türk olarak tanımlanmaktadır. Yaşadığı topraklarda kendisini ülkesine bağlı hisseden ve yasalar önünde eşit birey olan tüm insanlarımız bazı cahillerin iddia ettiği gibi bu tanım ile dışlanmaz, tam aksine bütünleştirilir.

Türk kelimesinden ve Mustafa Kemal Atatürk’ten rahatsız olanlar bir kahramanlık destanı olan Kurtuluş Savaşı’nda mağlup ettiğimiz emperyalistlerin uşaklarıdır, onların hizmetkarlarıdır. Eski CIA Türkiye sorumlusu Graham Fuller’in „Atatürkçülük ölmüştür“ sözleri emperyalistlerin Türkiye Cumhuriyeti’ne ve onun kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk’e ne gözle baktıklarının ispatıdır. Çünkü kendileri de çok iyi bilmektedirler ki Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerleri kendilerinin kanlı planlarının önündeki tek engeldir. İşte bu hain planlara ortak olanlar gelecekte ülkemizi bir yangın yerine çevirmeyi ve bölmeyi planlayan emperyalist güçlerin değirmenlerine su taşımakta ve onlarla işbirliği yapmaktadır.

Yeni Osmanlı, Hilafet hayali ile yanıp tutuşan ve bunun için Cumhuriyetin tüm değerlerine saldıran ancak bunu yaparken de Cumhuriyetin vermiş olduğu tüm imkanlardan faydalananlar, ülkemizin birlik ve beraberliğini, çocuklarımızın geleceğini tehlikeye atmaktadırlar.

Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini oluşturan Türklük tanımını çocuklarımıza öğretmenin en makul yöntemi olan Andımız, derhal okullarımızda tekrar okutulmaya başlanmalı, Danıştay‘ın almış olduğu bu karar iptal edilmelidir.

Laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ne gönülden bağlı olan bizler, çocuklarımıza Andımızı öğretmeye, Atatürk İlke ve İnkilaplarını, Türk halkının kanlı emperyalistelere karşı kazanmış olduğu destansı zaferi, Kurtuluş Savaşını anlatmaya, onların bağımsız, sorgulayan ve Türkiye Cumhuriyeti’ne gönülden bağlı bireyler olarak yetişmeleri için çalışmaya devam edeceğiz.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

Saygılarımızla

Avusturya ADD Yönetim Kurulu adına

Yusuf Genç (Bşk)

ANDIMIZ

Türk’üm, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Ey Büyük Atatürk!

Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Ne mutlu Türk’üm diyene!

Mrz 01

ZOOM Konferansı – Halide Edib’in Anılarında Kurtuluş Savaşı’mızın Kadınları

 

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla derneğimiz Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim görevlisi sayın Prof.Dr. Gonca Gökalp Alpaslan’ın katılımıyla bir Zoom konferansı düzenleyecektir. Konferansın konusu “Halide Edib’ın Anılarında Kurtuluş Savaşımızın Kadınları“ olarak belirlenmiştir. Katılım ücretsiz olup tüm halkımız davetlidir.

https://ataturk-at.zoom.us/j/82867058679

Saygılarımızla

Avusturya ADD

Feb 22

Doç.Dr. Atakan Hatipoğlu – Kemalist Devrim