Takvim  

Aralık 2017
P S Ç P C C P
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
Ocak 2018
P S Ç P C C P
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4
Şubat 2018
P S Ç P C C P
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 1 2 3 4
   

Facebook Sayfamız  

   

Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu  

   

AVUSTURYA ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİNDEN HALK DUYURUSU

30 Ağustos akşamı derneğimizin Atatürk Kültür Merkezinde düzenlediği “30 Ağustos Zafer Bayramı ve TSK Günü” kutlaması sonrası yapılan tartışmalarda genel olarak son aylarda, özellikle de on beş temmuz darbe girişimi sonrasında olan bitenle ilgili bazı üyelerimizde bir kafa karışıklığı olduğu, bazılarının ise tamamen yanlış görüşlere sahip olduğu ortaya çıkmıştır.

Derneğimiz, daha önce yapmış olduğu açıklamalarda ve duyurularda söz konusu konularla ilgili olarak görüşlerini açıkça dile getirmiş olmasına karşın, görülen lüzum üzerine ve tarihe not düşmek adına aşağıdaki açıklamayı yapma gereği duymuştur.

Tescilli Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları RTE ve onun AKP’sinin siyasi çıkarı için yıllarca PKK’yle kirli pazarlıklara girip, bu emperyalist kuklası canilere yıllarca destek verdikleri bilinen bir gerçektir.

Bunların, yakın zamanda değişen iç ve dış dinamiklerle ortaya çıkan konjunktürel nedenlerle PKK’yle silahlı mücadeleye girişmesi ülkemiz açısından doğrudur ve iyidir.

Ancak, biz bunun çıkar amaçlı bir siyasi manevra olduğunu biliriz ve buna “Vatan Savunması(!)” denmesini yanıltıcı buluruz. Çünkü yapılan doğru da olsa, bunu “Vatan Savunması” şeklinde nitelemek, RTE’yi ve onun AKP’sini aklamaya yarar!

Aynı şekilde, emperyalistlerin ikinci bir İsrail projesi olan “Basra’dan Akdeniz’e Kürt Koridoru” projesinin engellenmesi de ülkemiz açısından doğrudur ve iyidir.

Ancak, bunun başta Suriye olmak üzere bölge devletleriyle işbirliği yapılarak değil de, ABD’nin onayı ve desteği ile ve ÖSO denen kime ve neye hizmet ettikleri bilinmeyen toplama eşkıyalarla bu şekilde yapılmasını yanlış buluruz ve eleştiririz.

Bizim buradaki eleştirimiz, Türk yurdunun bütünlüğünün ve devletimizin bekasının tek dayanağı olan şanlı Türk ordusuna değil, onu yönlendiren siyasi iradeyedir. Bu bağlamda, bizi “Türk Askerine kurşun sıkmak” gibi haddini aşan basmakalıp söylemlerle suçlamaya kalkmak, eğer kasıtlı değilse izansızlık göstergesidir.

O zaman yapılanın yanlış olduğunu savunan, E. Numan Babüroğlu Paşa ve E. Türker Ertürk Paşa gibi birçok değerli yurtseveri de mi Türk Askerine kurşun sıkmakla suçlayacaksınız?

Ayrıca, biz Suriye operasyonunu, “AKP, Avrasya Cephesine geldi, emperyalizme sırtını dönmeye mecbur kaldı, antiemperyalist mücadele veriyor” şeklinde değerlendirilmesini de yanlış buluyoruz ve bunun sadece RTE’yi ve onun AKP’sini aklamaya yaradığını görüyoruz!

On beş temmuz darbe girişimine gelince:

Tabii ki, arkasında ABD-Kuklası FETÖ ve CİA olan bu darbenin engellenmiş olması ülkemiz açısından doğrudur ve iyidir.

Ancak, doğurduğu sonuçlara ve o zamandan bugüne dek yaşadığımız gelişmelere bakınca, “bundan en fazla kim(ler) kazançlı çıktı?” sorusuna bakmak gerekir(bkz. aşağıdaki Banu Avar yazısı ve Türker Ertürk TV-Programı).

Şimdi bu durumda, çıkıp da, sadece ve sadece “Feto’cu Amerikancı darbeciler yenildi”, “Demokrasi kazandı” derseniz, bu olayın sonuçlarını göz ardı ederek ve bu gelişmelerin ülkemizi nerelere götüreceğini hesap etmezseniz, hiç farkında olmadan alçakça bir oyunun parçası olursunuz.

Çetrefil, çok boyutlu siyasi olaylara tek yönlü bakmak her zaman oyun kurucuların işine yaramıştır.

Emperyalist işbirlikçisi RTE ve onun AKP’si, bize göre CİA tarafından erken (ve ölü) doğuma zorlanan bu darbe girişiminin kazananları olmuşlardır. Burada aldıkları güçle daha önce yapmaya cesaret edemeyecekleri her türlü kepazeliği kimsenin gıkı çıkmadan yapabilmektedirler.

On beş temmuz sonrasında, insanları şöyle bir ikileme zorladılar: “Ya darbeden yanasın, ya da AKP'den yanana”. Bu ikilem üzerinden istedikleri gibi at koşturma serbestisini elde etmişlerdir. Bunu da sonuna kadar kullanmaktadırlar!

Türk Silahlı Kuvvetlerinin KHK’lerle beş parçaya bölünüp tüm yapılanmasının darmadağın edilmesine bakınca, “On beş temmuz, Ordu Darbesi değil, Orduya Darbeydi” diyen Prof. Birgül Ayman Güler haksız mıdır?

Yıllardır, Türk Ordusunun pasifize edilmesini, bürokrasinin emrinden çıkmayan “demokratik(!)” bir ordu haline getirilmesini isteyen AB/D’nin istediğini yapan RTE mi Kemalist çizgiye gelmiştir?

Tüm bunlar yaşanırken, “RTE ve AKP Kemalist cepheye geldiler, bizimle aynı cephedeler”, “Sayın Cumhurbaşkanı şimdi gerçek bir Baş Komutan olmuştur” söylemleri tamamen yanlıştır, yanıltıcıdır ve RTE’yi ve onun AKP’sini aklamaya yarar!

Tüm bu söylemler, halkımızı yanıltır ve sorunun nedeni ve kaynağı olanların yanına iter.

Sorunun nedeni ve kaynağı olan RTE ve AKP ile bu çetrefil problemlere ve ülkemizin içine itildiği bu açmaza çözüm bulunabileceğini söylemek(ya da ima etmek) ise halkı aldatmaktır ve çok ağır bir suçtur!

Doğru olan ve bizim de savunduğumuz, RTE ve AKP’ye güzellemeler yazmak değil, aksine bunların Cumhuriyet yıkıcıları olduklarını devamlı anımsatmak(özellikle de, zaman zaman doğru olanı yapmak mecburiyetinde kaldıklarında) ve BİR KEMALİST CEPHENİN OLUŞTURULMASINA ODAKLANMAKTIR.

Bu Kemalist Cumhuriyetçi Cephenin ilk işi RTE ve onun AKP’sini yıkmak ve bunlardan hesap sormak olmalıdır!

Bu tescilli Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları için, “Vatan Savunması yapıyorlar”, “Kemalist çizgiye geldiler, burada bizimle buluştular”, “Antiemperyalist hatta savaşıyorlar” diyenler ise Kemalist Cumhuriyetçi Cephenin oluşturulmasını engelleyenlerdir.

Bu nedenle, lütfen aşağıda bağlantıları bulunan yazıları dikkatlice okuyunuz ve kendinizi nerede ve kimlerle konumlandıracağınızı çok iyi düşününüz, çünkü özgürlük, demokrasi ve tam bağımsızlık savaşımı bundan sonra çok daha zorlu olacak.

 

 

 

http://www.ilk-kursun.com/haber/267450/banu-avar/

 

http://www.turkererturk.com.tr/yanlis-adamlarla-ve-ittifaklarla-dogru-seyler-yapilamaz/

 

 

http://odatv.com/sorunun-kaynagi-cozumun-belirleyicisi-olamaz-2008161200.html

 


https://mehmetaliguller.com/

 

https://www.youtube.com/watch?v=K45lj8Xn-9I&feature=youtu.be

Saygıyla duyurulur.

Avusturya-ADD Yönetim Kurulu adına

Op.Dr. Murat Yıldırım Barlan (Başkan)

   
© 1995-2013 AVUSTURYA ADD