Takvim  

Aralık 2017
P S Ç P C C P
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31
Ocak 2018
P S Ç P C C P
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31 1 2 3 4
Şubat 2018
P S Ç P C C P
29 30 31 1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 1 2 3 4
   

Facebook Sayfamız  

   

Atatürkçü Düşünce Dünya Platformu  

   

Değerli yurtseverler,

Alman federal parlamentosu bugün 1915 olaylarını “soykırım” olarak niteleyen bir karar aldı.

Tarihi gerçekleri ve AİHM’nin kararını hiçe sayan ve tümüyle politik taktikler gereği alınmış olan bu kararı ret ediyor ve şiddetle kınıyoruz!

 

Almanya ile birlikte, 1915 olaylarını parlamentolarından çıkardıkları kararla bu şekilde tanımlayan ülke sayısı yirmi dokuza yükseldi.

Bu, Türkiye’ye karşı oluşturulan uluslararası cephenin hangi boyuta ulaştığının, ülkemizin dış politikasının ne denli etkisiz olduğunun ve diğer ülkeler üzerindeki yaptırım gücümüzün zayıflığının doğrudan göstergesidir.

2002 yılının sonunda, emperyalist kuklası, gayrı milli AKP hükümeti iktidara oturtulduğunda meclislerinden bu doğrultuda karar çıkartan ülke sayısı sadece on iki idi.

Son on dört yılda, AKP’nin gayrı milli politikaları ve dış politikadaki tutarsızlıkları, güven vermeyen tutumu sayesinde tam on yedi ülke daha bu şekilde karar aldı.

İçimiz kan ağlayarak görmekteyiz ki, AKP’nin borazancılığını üstlenmenin dışında bir işlevi olmayan havuz medyasının, “Büyük Türkiye”, “Lider Ülke”, “Dünya Lideri” gibi masalların tersine, uluslararası alandaki itibarımız yerlerde sürünmektedir.

Tüm dünyada, AKP’nin antidemokratik, laiklik düşmanı, şeriatçı, faşist ve uluslararası teröre yardım ve yataklık eden politikalarıyla, Cumhurbaşkanı koltuğunu işgal eden kişinin, tüm ailesinin ve yakınlarının karıştıkları devasa yolsuzluklar ve hatta bunun üniversite diplomasının dahi yalan olduğu tartışılırken, ne beklenirdi?......

AKP gibi gayrı milli bir hükümetten ne uluslararası sahada düzgün bir politikayla ülkemizin itibarını arttırmasını, ne de bunun gibi hassas konularda bir dik duruş beklemek gerçekçi olurdu.

Ve beklenen de oldu…

Ancak, konuyla ilgili olarak AKP’nin yanı sıra TBMM’ndeki muhalefetin durumunu da görmemiz gerekiyor.

TESEV’ci (Soros’cu) Kılıçdaroğlu’nun (Y)CHP’si partiye doldurdukları Atatürk düşmanı karşı devrimciler, TR 705 kodlu ABD ajanı gibi ayrılıkçı bölücüler yetmiyormuş gibi, Atatürk’ün partisine bir de karı koca azılı “Soykırım” iddiacısı oldukları bilinen Ermeni kökenli kişileri de almakla kalmadı.

(Y)CHP’nin üst düzey yöneticileri “Soykırım” iddiacılarıyla en ön sırada, “Türkiye Soykırımla Yüzleşsin!” yürüyüşlerine de katıldılar.

 

HDP’nin parlamenterlerinden bahsetmeye gerek dahi görmüyoruz. Çünkü onlar zaten her zaman Türkiye’ye karşı cephede en ön saflarda oldular…

Diğer taraftan, 631 kişilik Almanya federal meclisinde bulunan on bir Türk asıllı parlamenterden hiç birinin “hayır” oyu kullanmaması ve Cem Özdemir adlı Alman Yeşiller Partisi eş başkanının  Alman parlamentosunda yakasına taktığı Ermenistan rozetiyle yaptığı konuşmada, zamanın Osmanlı hükümetinin yöneticilerine “katil” demesi ve şiddetle “Soykırım” tanımlamasını savunması da ibret vericidir.

Korkarız ki, ülkemiz bu konuda en kısa zamanda son derece tutarlı ve atak bir politika uygulamazsa, Ermenistan arkasına aldığı emperyalist batı desteğiyle “Üç T” olarak adlandırılan (Tanıtma, Tazminat ve Toprak) politikası gereği, ikinci adım olarak bu yalanın okul kitaplarına da girmesini sağlayacaktır.

Değerli yurtseverler, biz Avusturya-ADD olarak, yıllardır bu konuda bilgilendirici, aydınlatıcı etkinlikler düzenledik, yazılar ve makaleler yazdık.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de özellikle vurgulamış olduğu gibi, kasıtlı olarak siyasallaştırılan bu konunun bir “Emperyalist Yalan” olduğunun altını çizdik.

Bu konunun, konuyla ilgili bilgisi tarihi gerçeklere değil, sadece kulaktan dolma yalan yanlış söylemlere dayanan parlamenterlerce değerlendirilmesinin hukuka ve bilime ters olduğunu söyledik.

AİHM’nin ilgili kararını da hiçe sayan bu son karar bize bu olayın ne denli politika malzemesi yapıldığını açıkça göstermektedir.

Yurtseverler için, tüm diğer memleket meselelerinde de olduğu gibi bu konuda da yapılması gereken, en kısa zamanda AKP’den kurtulmak ve bir MİLLİ HÜKÜMET kurmaktır.

Saygıyla duyurulur.

Avusturya-ADD Yönetim Kurulu adına

Op.Dr. Murat Yıldırım Barlan (Başkan)

   
© 1995-2013 AVUSTURYA ADD