Okt 05

Demoqratiqleşme Paqeti

Saygıdeğer Türk Milleti!

Geçtiğimiz hafta, AKP(Amerikanın Kurduğu Parti)nin başı BOP-Eşbaşkanı Recep  “Demoqratiqleşme Paqeti” adı altında bir “Bölünme ve İrtica Paketi”yle ortaya çıktı.

Beklenildiği gibi paketten Ulus Devleti bitirecek, Türkiye’yi bölecek ve İslam Devletine dönüştürecek , Milli Eğitimi tamamen ortadan kaldıracak kararlar açıklandı.

demoqras paqet.jpg - 69.25 KB

Narkoterör örgütü elebaşı Öcalan’ın yol göstericiliğiyle, BDPKK ile AKP arasında yapılan gizli anlaşmayla Türkiye’nin bölünerek federatif yapıya geçilmesi ve güneydoğumuzda Kürdistan’ın yapılandırılmasının önünü açan bir paket.

Ülkemizde, hem tarih hem de ulus bilinci olmayan, emperyalistlerin Türkiye’de görevlendirdikleri şerefsiz taşeronlar, batının emirleri gereği piyasaya açılım üstüne açılım, paket üzerine paket sürüyorlar.

AKP bu “Bölünme ve İrtica Paketi”yle yine laiklik karşıtı fiillerin odağı olmuştur ve milleti ve ülkesiyle bölünmez Türk Yurdunu bölmenin önünü açmıştır.

Türk varlığına duyduğu büyük nefreti “Andımız”ı kaldırmakla gösteren bir anlayış sahibi Eşbaşkan Recep,Türk insanını dil, din, mezhep ve ırklara bölerek  etnik ayrımcılık yapmakta, insanları kin ve nefrete sürükleyerek bölme çabalarına devam etmektedir.

Anayasamıza göre bu suçtur.

Avusturya-ADD olarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısını göreve çağırıyoruz.

“Türk’üm” demeyi ırkçılık, etnik faşistlik yapmayı demokratikleşme diye yutturan bu tezgah, Türkiye Cumhuriyetini tasfiye planıdır, başörtüsüyle gizlenmiş emperyalist bölünme paketidir.

Emperyalistlerin, “Türkiye’nin bugünkü mücadelesi yalnız kendi nam ve hesabına olsaydı belki daha kısa, daha az kanlı olur ve daha çabuk bitebilirdi. Türkiye büyük ve mühim bir gayret sarf ediyor. Çünkü müdafaa ettiği, bütün mazlum milletlerin davasıdır” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve Türk devrimine düşmanlığı bilinir.

İşte bu “Bölünme Paketi”nin gerçek sahibi batı emperyalizmidir, hedefi de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE’sidir.

Paketten çıkan inciler:

  1. BDPKK’nin talebi doğrultusunda ilkokullarda söylenen “Andımız” kaldırılıyor. Ulusal kimliği güçlendirmek ve ulusuna bağlı, çağdaş gençler yetiştirmeyi amaçlayan andın kaldırılması sadece laik Cumhuriyet ve Atatürk ile hesaplaşma çabasıdır. Yurtseverlik temelinde yükselen Atatürk Milliyetçiliği tasfiye ediliyor; tek millet, tek vatan değil ortak vatan,ortak devlete geçiliyor.
  2. Siyasi partilerin farklı dil ve lehçelerde propaganda yapabilmesi.( BDPKK’nin taleplerinin başında geliyordu). Böylece Türkçe anadil olmaktan uzaklaştırılmaktadır.
  3. Köy , ilçe ve illerin adlarının değiştirilerek yöresel (kürtçe ve diğer dillerde) adların konması.Yurdumuzda iki başlı bir devlet şekillendirilmesine giden yolu açmaktadırlar. Diyarbakır’ın Amed, Kahramanmaraş’ın Gumgum, Malatya’nın Meleti, Şanlıurfa’nın Rıha, Sıvas’ın Sewaz, Hakkari’nin Colemerg,Tunceli’nin Dersim isimlerine değişimi ulusal birliği bölmeye yarar.
    Kürt hareketinin psikolojisi yükseltilirken,Türk’lük tasfiye edilmeye çalışılıyor. Bu gidişin ardı federasyon ve bölünmedir. İkiz yasaların da gündeme getirilmiş olması da bu hazırlığın bir parçasıdır.
  4. Yaşam tarzına saygıyı ve dini inancın yerine getirilmesi özgürlüğünü TCK ile güvence altına alıyoruz” aldatmacası. Bir kimsenin inanç düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan tercihlerine müdahale edenlere bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası getiriliyor. Böylece tüm kamusal alanlarda, kamu binalarında namaz kılanlara hatta zikir edenlere karşı bir tavırda bulunmak, uyarmak, belirli yerlerde zikir v.b ayinler yaparken çevreyi rahatsız edenleri eleştirmek, verdikleri rahatsızlıkları dile getirmenin karşılığı ceza olacak. Cemaatlare ve tarikatlara büyük özgürlükler sağlanacak. Ama laik hukuk devletini savunmak suç oluyor.
  5. Klavyelere özgürlük gibi parlatılan bir tanımla ulusal abecede yapılan değişiklikle abecemizde olmayan “Q”, “X” ve “W” harflerinin de kullanılması kabul edilecek ve böylece çift başlı abece ile Kürtçe eğitime yol verilecek. Böylelikle Türk sosyal benliği bütünlüğünde ayrıştırılacak.
  6. Özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim hakkı verilmesi(BDPKK’nin talebiydi). Kürtçe, anadilimiz Türkçe’ye koşut hale getirilmeye çalışılıyor. Ana dilini kaybeden bir ülke, ulus kökünü de kaybedecektir.
  7. Yardım toplamada kısıtlama kalkıyor. Böylece dini amaçlı dernekler ve vakıflara denetimsiz yardım toplama özgürlüğü sağlanıyor. Yolsuzluklar artacak ve yeni Deniz feneri Derneği, Yimpaş, Kombassan, Jet-Pa v.b. yolsuzlukların benzerleri bir çok canlar yakacak ve irtica daha da güçlenecektir.
  8. Kamuda kılık kıyafet yasağı kaldırılıyor. Böylece çarşaf-türban, şalvar, cübbe, takke, sarık v.b. giysili öğretmen, doktor, hemşire, avukat, kamu kurumunda memur dönemi de başlayacaktır. Türkiye hızla çağdışına kaymakta ve gericiliğin ve şeriatın egemen olduğu İslam ülkeleri arasında yer almaktadır. Böylece toplum daha da kutuplaşarak bölünecektir.
  9. Pakette, Anayasa’ya göre izne gereksinim olmayan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, valilerin keyfine bırakılıyor.
  10. Jandarma Genel Komutanlığı doğrudan İç İşleri Bakanlığına bağlanıyor. Bu iki değişiklikle halkın anayasa güvencesindeki demokratik hakkı olan gösteri ve toplantı hakları yürütme organlarının keyfiyetine bırakılıyor. Hükümet TSK’ya karşı Emniyetin yanında Jandarmayı da doğrudan kontroluna alıyor.
  11. Paketteki seçim barajında indirim iddiası bütünüyle gerçek dışı. Dar gölge sistemi, seçim barajı olan %10’u katlayarak yükseltmek anlamına geliyor.

Bu arada, meclisimizin konu mankeni muhalefetten gelen tepkiler de ilginç:

Atatürkçü ve Ulusalcı(Milliyetçi) Ruh AKP tarafından yerlerde sürüklenirken, yCHP Genel Başkanı „Bu paket benim, benden çaldılar“ diyor. Yardımcısı Gürsel Tekin de paket için „Dağ fare doğurdu“diyor.

İkisi de, „Yetmez Ama Evetçi“lerden! Başka bir deyişle, „Yes be anam!“ cılardan.

Aslında, okyanus ötesine mesaj gönderiyorlar, “Biz bu paketin âlâsını yapardık” demeye getiriyorlar.

MHP’den bir milletvekili(!), “Bu paketi Öcalan yaptırdı” demiş.

Tanı yanlış!

Paket, ne AKP’nin, ne BDPKK’nin, ne de Öcalan’ın, paketin üzerinde, “Made in USA” yazıyor. Vaşinton’dan postaya verilmiş, özel ulak Tayyip eliyle Türk Milletine ulaştırılacak.

Muhalefettekilerin bunu söylemeye yürekleri yok. Çünkü bunu söylerlerse, 1950’den bu yana eteklerinde secde ettikleri ABD’ye efelenmiş olacaklar. Bunun için de dik durmak gerek, dik durmak için de omurga gerek.

Ama, Büyük Türk Milleti TC’yle, Türk Kimliği ile Türk Bayrağı’yla açıkça savaşan bu emperyalist işbirlikçilerini çok yakında deliğe süpürecektir. Bölücü Anayasa’ya geçit vermeyen milletimiz, iktidarın  „demokratikleşme paketi“ adı altındaki „bölücülük paketini“ çöpe atacak, paketin asıl sahipleri ile birlikte deliğe süpürecektir.

 

Saygıyla duyurulur.

Avusturya Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu

Okt 02

GÜLE GÜLE ÇILGIN TÜRK!

 

Mustafa Kemal’İn askerlerİyİz  YILMAZ ÖZDİL
Mustafa Kemal’in askerleriyiz.
Hiç düşündünüz mü… Nereden çıktı bu slogan?
İlk kim söyledi?
*
Sene 2006. Aylardan haziran. Yer, Danıştay.
Mustafa Kemal’in doğumunun 125’inci yılı dolayısıyla konferans düzenleniyor, ayakta alkışlanan konuşmacı anlatıyor: “Atatürk Türkiyesi’nden rahatsız olanların yapması gereken, Atatürk’ü
unutturmaktı. Onu yapıyorlar. Cumhuriyet’in nasıl kurulduğunu, milli mücadeleyi
çocuklarımıza iyi anlatmak zorundayız. 1948’den beri Mustafa Kemal’in askeriyim,
terhis olmak istemiyorum.”
*
Turgut Özakman’dı o.
*
Mucidi odur. Haziran 2006’dan önce bu slogana ait tek örnek bulamazsınız. Çünkü, yoktur.
*
Peki, 1948’den beri askeriyim diyen, terhis olmak istemiyorum diyen Turgut Özakman, 1948’de yedek subay filan mıdır? İçinde “asker” kelimesi geçiyor ya… Dincileri-liboşları boşverdim, bazı CHP yöneticileri bile bu sloganı “militarist” zannediyor. Halbuki, tam tersine, sivil’dir, hukuki’dir.
*
Turgut Özakman, 1948’de henüz 18 yaşındadır, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisidir. Milli mücadelenin izini sürebilmek için Ankara’dan Afyon’a kadar yürür. Mecazi anlamda söylemiyorum, otomobil veya trene binmeden, tabana kuvvet, yürür. Güzergâh üzerinde yaşayan, Kurtuluş Savaşı’na şahit olmuş ve 1948’de hâlâ hayatta olanları bulur. Hatıraları dinler, defterler dolusu
notlar alır, fotoğraflar toplar. Bıyıkları yeni yeni terlemeye başlamış bu delikanlının yaya olarak gerçekleştirdiği tarihi seyahat, 10 gün sürer… Ve, bu attığı adımlar, Şu Çılgın Türkler fikrinin çıkış
noktasıdır.
*
1948’den beri askeriyim dediği, işte budur. Bireysel şuurdur.
Cumhuriyet tarihinin en çarpıcı sloganı Mustafa Kemal’in askerleriyiz…
Cumhuriyet tarihinin en çarpıcı kitabı Şu Çılgın Türkler’in özetidir. Terhis olmak istemiyorum’dan kastı ise, bıkmadan usanmadan, anlatmaya devam etme azmidir.
*
Hakikate ihanet etmeyelim derdi.
Buna didindi, son nefesine kadar.
Huzur içinde yat hocam…
Vatan sana minnettar.

Sep 27

Kurslar 2013-2014

ADD-AKM 2013/2014 KURS PROGRAMI

·      Derslere Destek Kursu (Alm – Mat- İng): Çarşamba ve Cuma saat: 15:00 – 17:00

·      Türkçe Kursu (çocuklara):             Cumartesi saat: 11:00 – 13:00

·      Saz Kursu:                             Cumartesi saat: 09:00 – 11:00

·      Halk Oyunları Kursu:                Cumartesi saat: 13:00 – 15:00

·      Gitar Kursu:                        Persembe saat: 15:00 – 17:00

·      Türkçe Kursu (Yetişkin yabancılara):    Pazartesi saat: 17:00 – 19:00

·      Türk Sanat Müziği Kursu:            Pazar saat: 14:30 – 17:30

·      Tiyatro Kursu:                        Cuma saat: 17:30 – 19:30

·      Okuma Yazma Kursu:                Cumartesi saat: 09:00 – 11:00

Kurslarımız Ekim ayında başlayacaktır.

Sep 03

DUYURU

Değerli Üyeler, değerli ADD-Dostları, sevgili Atatürkçüler,

Umarız güzel ve huzurlu bir tatil geçirmişsinizdir.

Bizler yaz tatili sonrasında Atatürk Kültür Merkezimizi bu Pazar günü tekrar hizmetinize açmanın sevinci içersindeyiz.

Geleneksel Pazar Kahvaltılarımız 8 Eylül Pazar günü saat 11’den itibaren tekrar her yaştan ve her kesimden insanlarımızı bir araya getirecek.

Bu Pazar günü sizi de sevdiklerinizle birlikte Pazar Kahvaltımızda aramızda görmekten onur ve sevinç duyacağız.

Derneğinizin tüm hizmetleri, çok yönlü kursları ve diğer etkinlikleri de 10 eylülden itibaren başlıyor. Kurslarımızla ilgili ayrıntılı bilgiyi önümüzdeki günlerde sizlere ileteceğiz.

Değerli dostlar, AKP’nin “İleri Demokrasi” dediği, aslında yobaz faşizm yurdumuzdaki hemen tüm basın yayın organlarını eline geçirmiş veya kontrolü altına almış durumda. Ulusal Kanal Televizyonu ve Aydınlık Gazetesi halkımızın doğru bilgiye ve gerçeklere ulaşması için olağanüstü bir çaba sarf etmekte ve biz Atatürkçü yurtseverlerin gözü, kulağı ve sesi olmaya devam etmektedir.

Biz Avusturya-ADD olarak, Türkiye’nin gerçek gündemini öğrenmek ve yurdumuzda olan biteni anlamak isteyenlere Ulusal Kanal’ı izlemelerini ve Aydınlık Gazetesi okumalarını öneriyoruz.

Ayrıca Ulusal Kanal Gönüllüsü olarak ve Aydınlık Avrupa Gazetesine abone olarak destek de vermiş olursunuz.

Bu iletinin ekinde Aydınlık Avrupa Gazetesi’ne abone olmak için gereken bilgileri bulacaksınız.

Aydınlık Atılım Projesine destek vermek istiyorsanız, gazetenin habercilikte kullanmak üzere gereksinim duyduğu fotoğraf makinası, 3G özellikli tablet ve ses kayıt cihazları gibi malzemeleri(kullanılmış da olabilir) onlara nasıl ulaştırabileceğinizle ilgili bilgiyi de ekte bulabilirsiniz.

Sizleri bu konuda katkı vermeye davet ediyoruz.

Saygılarımızla.

Avusturya Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu

Aug 30

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!

Değerli üyeler, değerli ADD-Dostları, sevgili Atatürkçüler,

 

91 yıl önce 30 Ağustos günü, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki Kuvayı Milliye Ordularımız tarihin ilk antiemperyalist savaşını zaferle taçlandırıp yurdumuzu düşmandan temizlediler.

 

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanımız ve milletimiz için, “Ya İstiklal Ya Ölüm!”şiarıyla hayatlarını hiçe sayarak, kanlarını döken ve toprağa düşen tüm gazi ve şehitlerimizi minnet, rahmet ve özlemle anıyor, onların aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.

 

“Ülkemiz içerden işgal altındayken, emperyalizm ülkemizde ve başta Suriye olmak üzere yurdumuzun bulunduğu coğrafyada örümcek ağlarını kurarken neyi kutlayacağız?!” diyenlere de diyoruz ki:

 

Bu topraklarda Mustafa Kemal’ler tükenmez!

Bu topraklarda Mustafa Kemal’ler yenilmez!

Kuvayı Milliye tekrar kurulacak, tekrar bir Milli Mücadele yapılacak ve emperyalizm ve onun içerdeki işbirlikçileri gene yenilecekler!

Tam Bağımsız Türkiye’mizi kuracağız!

Kemalist Devrimi 1938’de kaldığı yerden gene başlatacağız!

Aydınlık Günler Göreceğiz!

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

 

Aşağıda dizge birliğini yazdığımız kısa filmleri izlemeniz dileğimizle 30 Ağustos Zafer Bayramınızı kutlarız.

 

Avusturya Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu

 

 

“SESSİZ,
DURGUN
BAŞI EĞİK KALMAYINIZ
UYANINIZ
MİLLİ BAĞIMSIZLIĞIMIZI ÇİĞNİYORLAR
HAKLARINIZI SAVUNMAK İÇİN BİRLEŞİNİZ
DÜŞMANIN KARŞISINA DİKİLİNİZ.
SESİNİZİ DUYURUNUZ,
BÜTÜN DÜNYAYA;
“BEN TÜRKÜM BAĞIMSIZLIK BANA ATALARIMINDAN MİRAS KALDI,
ONU SANA VERMEM”DİYE HAYKIRINIZ.
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, MAYIS–1919 HAVZA

 

Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan, halkını esir eden, içerdeki cephenin suskunluğudur.

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

http://www.youtube.com/watch?v=8neoJfgM0DU

http://www.youtube.com/watch?v=eSgUVHnwt84

https://www.youtube.com/watch?v=m4LQOQkCJ28