Mrz 19

TARİHE NOT DÜŞMEK

Değerli üyeler, değerli ADD-Dostları, sevgili Atatürkçüler,

Avusturya Atatürkçü Düşünce Derneği, Mehmetçik’in eşsiz bir kahramanlık destanı yazdığı 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferini büyük bir gurur ve coşkuyla anmamız gereken bu güzel günde tarihin karanlık sayfalarından birine not düşmek durumundadır.

Avusturya Atatürkçü Düşünce Derneği tüm diğer ADD’ler gibi ağır bir tarihi misyon yüklenmiştir ve bunun bilincindedir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin bir sivil darbeyle tasfiye edildiği bu karanlık dönemde Atatürk’ü, onun kurduğu ve gelecek nesillere emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’ni, onun önderliğinde gerçekleştirilen Türk Devrimini ve Kemalizmi savunmak dünyanın neresinde olursak olalım biz Atatürkçülerin öncelikli görevidir.

Bunu şimdiye değin büyük bir ciddiyet ve özveriyle yaptık ve her türlü şartlarda yapmaya devam edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın!

Bazılarının komik değil, gülünç “Buradan Türkiye’yi mi kurtaracaksınız?” söylemi, biz Atatürkçülerde sadece acı bir tebessüme yol açar.

Çünkü, mesele Türkiye’yi kurtarmak değil, mesele TARAF OLMAKTIR!

ATATÜRK’TEN VE ONUN TEMSİL ETTİĞİ HERŞEYDEN TARAF OLMAK!

BU BİR BİLGİ, AKIL, VİCDAN VE NİHAYETİNDE BİR BİLİNÇ MESELESİDİR!

İşte bu taraf olmak, bugün biz Atatürkçülerin yüreğini yakıyor.

Bugün, emperyalist maşası Cumhuriyet Yıkıcılarının adını özellikle ERGENEKON koydukları TERTİBİN iliştirilmiş(görevlendirilmiş) savcıları mütalalarını açıkladılar.

Bu tertibin görevlileri, aldıkları talimatlar gereği Silivri Toplama Kampında esir alınmış tüm yurtseverlere beklendiği gibi ağır hapis cezası talebinde bulundular.

Hiçbir maddi kanıtı bulunmayan, nesnel dayanaktan yoksun ve sadece düzmece, sahte belge ve bulgular üzerine kurulu bu TERTİPin tek hedefi ülkemizde yapılan SİVİL DARBENİN önünde engel olabilecek yurtsever güçleri etkisiz hale getirmektir.

Dünyanın en büyük barolarından İstanbul Barosu ve Ankara Barosu başta olmak üzere birçok şehrimizin barolarının söylemleriyle “Hukukun siyasete alet edildiği”ve “Adaletin ayaklar altına alındığı” bu duruşmalar Türk Hukukunun ve Adaletin YÜZ KARASI olarak tarihe geçecek ve ilerde hukuk fakültelerinde öğrencilere ders olarak anlatılacaktır.

Siyasi iktidar, “yetmez ama EVETçiler sayesinde” ve sözde muhalefet partilerinin gizli desteğiyle yargıyı tamamiyle eline geçirmiştir.

Tamamiyle siyasi iktidarın elinde olan hukuk, adalet dağıtmak bir yana dursun, ADALETSİZLİĞİN VE VİCDANSIZLIĞIN ARACI HALİNE GETİRİLMİŞTİR.

AKP Hükümetinin “İleri Demokrasi” dediği “İLERİ FAŞİZM”dir.

Ülkemizde yaşanan bir emperyalist projedir!

Emperyalizm 98 yıl önce Çanakkale’de topla tüfekle yapamadığını içerdeki işbirlikçileriyle, “Eşbaşkanlarıyla”, beyinleri işgal edilmiş sözde yönetici ve sözde aydınlarla “kaleyi içerden feth ederek” yapmaktadır!

KISACA İÇERDEN İŞGALDİR!!!

AMAÇ, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ PARÇALAMAK VE ONU YIKIP YERİNE (emperyalist uşağı,  kukla) BİR ILIMLI İSLAM DEVLETİ KURMAKTIR.

AMAÇ, BOP-PROJESİ ADI ALTINDA BİZE SEVR’İ DAYATMAKTIR!

Değerli yurtsever sayın Nihat Genç, “Türk halkı düşmanları keşke Çanakkale’deki gibi görebilse!” diyor.

İstanbul Barosu Başkanı değerli Atatürkçü yurtsever sayın Doç.Dr.Ümit Kocasakal “Savcı ve Hakimlere güvenin diyemiyoruz, ama biz baro olarak, avukatlar olarak biat etmeyeceğiz, susmayacağız ve Türk milletinin hakkını ve hukukunu savunmaya devam edeceğiz!” diyor.

Sevgili Türk halkı, derneğimiz her türlü şartlarda size doğruları ve gerçekleri anlatmaya devam edecek.

BU TAŞLARIN BAĞLANIP İTLERİN SALINDIĞI karanlık süreçten ancak ve ancak BİLGİ, AKIL, VİCDAN VE YÜREK’LE AYDINLIKLARA ÇIKACAĞIZ.

 

BUNUN DA TEK YOLU:

“ATATÜRK’TE BİRLEŞMEK”

Saygı ve kaygılarımızla,

Avusturya Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu adına,

Op.Dr.Murat Yıldırım Barlan(Başkan)

 

Amasya Genelgesi’nin ilk dört maddesini ilginize sunuyoruz:

1- Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir.
2- İstanbul Hükümeti, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir. Bu hal, milletimizi âdeta yok olmuş göstermektedir.
3- Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
4- Milletin içinde bulunduğu bu duruma göre harekete geçmek ve haklarını yüksek sesle cihana işittirmek için her türlü tesir ve denetimden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir. (21-22 Haziran 1919)

TARİH TARİHTEN DERS ALMASINI BİLMEYENLER İÇİN TEKERRÜR EDER.